Asgari Ücret Artışı Hizmet Sektörü Başta Olmak Üzere, Tüm Ekonomiyi Derinden Etkilemektedir haberi - VODASOFT Çağrı Merkezi | Call Center Services
ust_img

Asgari Ücret Artışı Hizmet Sektörü Başta Olmak Üzere, Tüm Ekonomiyi Derinden Etkilemektedir

Asgari Ücret Artışı Hizmet Sektörü Başta Olmak Üzere, Tüm Ekonomiyi Derinden Etkilemektedirfacebooktwitter
Çağrı Merkezileri Derneği Üyeleri, Asgari Ücret Artışının İş Yapma Modellerini Derinden Etkilediğini ve Sektörün Bu Şekilde Devam Etmesinin İmkansız Olduğunu Belirtiyor

 

1 Kasım 2015 seçimleri sonrası, hükümetin argari ücrete vadettiği artışın gerçekleştirilmesi gündeme gelmiş ve başta “insan yoğun” tüm sektörler olmak üzere çağrı merkezi sektörünün de bu öngörülemeyen ve tüm beklentileri temelden sarsan düzenlemeden çok olumsuz etkileneceği anlaşılmıştır.

Bu asgari ücret artışının sektörümüzün temsilcisi konumundaki Çağrı Merkezleri Derneği (ÇMD) tarafından değerlendirilmesinin ana başlıkları aşağıdaki gibidir.

MEVCUT DURUM;

1. Öncelikle gelir seviyesinin artışı Konusundan vatandaş olarak memnun olduğumuzu İfade ediyoruz
2. Ücretleri 1000 TL’den 1300 TL’ye çıkıyor, \%30 artış
3. Sektörün ortalama karı \%5 civarında
4. Sektörün \%50’si asgari ücret İle çalışıyor
5. Emek yoğun bir iş – maliyetlerin \%70’I insan / ücret maliyeti
6. Asgari ücrete dokunduğumuzda kademeli olarak tüm pozisyonlara artış yapmak durumunda kalınacak
7. Diğer taraftan tedarikçiler de enflasyonun üzerinde artış isteyecekler
8. Tehlikeli sınıfta yer alıyoruz – bunun da etkileri olabilir

OLASI ETKİLERİ;

1. Şirket Kapamaları
2. Ciddi sayıda istihdam kaybı

ÖNERİLER;

1. Asgari ücret üzerindeki vergilerin bir kısmının kaldırılması / bunların devlet tarafından karşılanması
2. Emek yoğun sektörlere ekstra teşvik verilmeli
3. Artışın kademeli olarak 2-3 yıla yayılması
4. Tehlike sınıfında asgari ücrette bir değişiklik olmamalı.

 


 

 

Sektörün Karlılığının Tamamen Yok Olması, Muhtemel Zararlar

Çağrı merkezleri \%5 ortalama karlılıkla çalışmakta olan şirketlerdir. Senelik asgari ücret zamlarının enflasyonun üzerinde kalsa da, ona yakın olmasından kaynaklı olarak tolere edilebilirliği bu yeni dönemde tamamen ortadan kalkacak gibi görünmektedir.

Bu beklenmeyen artış tüm ticari dengeleri sarsmakta ve mevcutta hizmet vermekte olan şirketlerin maliyetlerinin baş edilemez hale gelmesine sebep olmaktadır.

Şirketler, hem iç hem de dış maliyetlerinin artacağından şüphe duymuyorlar

Bu beklenmedik ekonomik durumun işverenlerin işletmelerini ayakta tutabilmelerini imkansız hale getirmesinin sebepleri iki türlüdür:

- İç Sebepler
- Dış Sebepler

İç sebepler, uygulanacak olan zamların işgücü giderlerini inanılmaz derecede yükseltmesi ve karları zarara çevirmesinden kaynaklıdır.

Dış sebepler ise, işletmelerin dışarıdan aldıkları hizmetlerin, özellikle insan kaynağına dayalı olanlarının maliyetlerinin hızla revize edilmesinden kaynaklı sebeplerdir.

Dolayısıyla, bu tarihte benzeri pek görülmemiş olan, sıra dışı ve mecburi sebepler işletmeleri zor durumda bırakmakta, şirket içindeki maliyetlerle başlayan zincirleme gider artışları, tüm mal ve hizmetlere (hizmetlere daha hızla yansıyarak) tüm ekonomiyi etkilemektedir.

Özellikle düşük marjlarla çalışan ve insan kaynağına dayalı iş kollarında durum çok daha sıkıntılıdır. İnsana dayalı hizmet alımlarına gelecek olan zamlar herkesi madur etmekte, bunun başında da hizmeti bizzat verenler bulunmaktadır. Çağrı merkezi sektörü, ufak karlarla kaliteli hizmet vermeye çalışan işletmelerdir ve beklenenin ötesinde bir maliyet artışı çok ciddi sorunları da tetiklemektedir.


Hem Çağrı Merkezi Firmaları, Hem Hizmet Alan Firmalar Zor Durumda Kalacak

Çağrı merkezi firmaları, 20 yıllık bir geçmişe sahip olan sektörün oluşum ve olgunlaşması sürecinde bu asgari ücret artışı gibi bir ekonomik değişim süreci yaşamadı.

Tüm hizmet sektörlerinde olduğu gibi, istikrar segileyen bir enflasyon ve ona paralel seyrden bir asgari ücret uygulaması tüm sektörlerin fiyatlandırmalarında ve maliyet çalışmalarında en önemli girdiyi teşkil etti. Sektörün öngörülebilir bir ekonomik gidişat çerçevesinde oluşturduğu fiyatlandırma modeli ve düzeyi bu öngörülemeyen sıra dışı uygulama ile tamamen alt üst olacak gibi görünmekte.

 

Bu durum, çağrı merkezlerinin sürdürülebilirliğini yok edip, işletmelerin bu iş modelini tamamen terk etmelerine neden olabilir. Sürdürülebilirliği kalmayan üstelik de kendi altyapı ve işletme becerileri ile ilgili olmayan nedenlerle rasyonalitesi bırakılmamış bir sektörde hiçbir kurumsal yapı devam etmeyi tercih etmeyecektir.

 Bu durumdan sadece çağrı merkezleri değil, aynı zamanda hizmet almakta olan firmalar da etkilenecek, aynı işi kendi bünyesinde yapmanın tüm ekonomik, insan kaynağı ve operasyonel sıkıntılarını göğüslemek zorunda kalacaktır. Bunun yanı sıra, birçok firmanın kendi içinde çağrı merkezi kurmak için gerekli teknoloji ve işletme birikimi yoktur. Bu sıra dışı durum, hizmet alan firmaların devam etmekte olan operasyonlarının ve kurgularının da zarar görmesi anlamına gelecek, en iyi ihtimalle, tıpkı güvenlik, temizlik ve diğer insan kaynağına dayalı aldıkları hizmetler gibi,  çağrı merkezi hizmeti giderlerini de artıracaktır.

Çağrı Merkezi Orta ve Üst Düzey Yönetimin Giderlerini Yükselmesi



Çağrı merkezlerinde uygulanan ücret asgari veya bir miktar üstüdür. Ayrıca yol ve prim gibi bazı ek ödemeler de yapılmaktadır. Asgari ücrete getirilecek yüksek bir zam, birçok orta kademe yöneticiyi de bu zammın içine çekmekte veya çok yakınına gelmektedir.

1500 TL net maaş alan bir orta kademe yönetici, asgari ücretin 1300 TL nete yükselmesi halinde, bir zam beklentisi içine girmekte bu nedenle çağrı merkezlerinin giderleri sadece bu zamla kalmayıp kademe kademe diğer yöneticilere kadar uzanmaktadır. Sadece asgari ücret alanlarla kalmayan bu zam silsilesi, işletmelerin tüm maliyetlerini kökten etkilemektedir.

Bu Öngörülemeyen ve Mecburi Uygulanan Durum Bir Mücbir Sebebe Doğru Gitmektedir

.'Mücbir sebep' hukukta, bir sorumluluğun yerine getirilmesini veya bir hakkın veya hukuksal imkânın veya kanuni bir avantajın kullanılmasını veya talep edilmesini, kısmen veya tamamen, geçici veya daimi surette engelleyen,bu niteliği dolayısıyla sorumluluğu kaldıran veya yerine getirilmesini, süresini ve vadesini geciktiren veya sorumluluğun niteliğini değiştiren,bir hakkın veya hukuksal imkânın veya kanuni bir avantajın kullanılmasına ilişkin sürelerin yeniden tanınmasını, sürelerin uzatılmasını veya eski hale iade edilmesini gerekli ve zorunlu kılan, kişinin önceden beklemediği, öngöremeyeceği ve tahmin edemeyeceği, beklese ve tahmin etse bile, kişilerin alabilecekleri her türlü tedbirlere rağmen meydana gelmesini engelleyemeyeceği, kişilerin tedbir alma ve ihmalde bulunmama yükümlülüklerini aşan nitelikte ve ağırlıkta olan, dıştan (kişinin işletmesi dışından) gelen, olağanüstü, olağan dışı ve mutad ve devamlı olanın dışında gerçekleşen nitelikte bir olay, olgu veya durumdur.Bu engel,doğal afetler (deprem, sel, seylap, kasırga vb.),sosyal patlamalar (büyük çaplı isyan çıkması, genel grev vb.), hastalıklar, mevzuatla getirilen getirilen yasaklamalar ve engellemeler, ablukalar, ambargolar, kişilerin özel mal varlığına büyük çaplı ve tamamen el koymalar, büyük ekonomik krizler, kazalar, hırsızlıklar, yangınlar gibi sayısız türde ve çok değişik şekillerde ortaya çıkabilmektedir.

Görüldüğü gibi, “Mücbri Sebep”, işletmelerin önlem alma imkanlarını aşan, olağan dışı, mutad ve devamlı olanın dışında gerçekleşen olaylar olarak tanımlanmaktadır.

Son 20 yılı aşkın zamandır ekonomik istikrarın ve öngörülebilirliğin tamamen dışında, kısa bir süre içerisinde ortaya çıkan ve tüm ülke ekonomisini etkileyecek boyutta bir mali yükümlülük oluşması bu tanıma uymaktadır.

Bu nedenle, işletmeler sundukları hizmetleri veya üretimlerini bu şartlar altında devam ettiremeyebilirler ve bunun anlayışla karşılanması muhtemeldir.

Sektörler Yeniden Yapılanmak Durumunda Kalacaklardır

Bu yeni koşullar, tüm ekonomi paydaşlarının kendilerini yeniden yapılandırmalarını mecbur kılmaktadır. Eğer bir üretici artık rekabetçi üretim yapamayacağına karar verirse veya bir hizmet sağlayıcı, içinde bulunduğu sektörün geri dönülmez bir karsızlık içine girdiğini gözlemlerse doğaldır ki, içinde bulunduğu sektörü çok daha ciddi değerlendirip, rasyonel olarak karar vererek bu iş kolundan çekilmeyi tercih edebilir.

Bu durumun sonucu ise, işsizlik ve ekonomide daralma olarak tüm ülkeye ve ekonomiye yansıyacaktır.

 

Sektörün Ücret Düzenlemesi Modeli Değişecektir

 

 

Çağrı merkezi sektörü, şimdiye kadar uyguladığı ücret düzenleme yapısını yeniden gözden geçirmek zorundadır. 1 Kasım seçimleri sonrası bu beklenmedik durum göstermiştir ki, siyasi kararlar neticesidne, eknominin öngörülebilir doneleri ışığında düzenlenen bir fiyat artış düzenlemesi sözleşmelerin ve işbirliklerinin rutin akışlarında sıra dışı değişikliklere yol açabilmektedir. 1 Ocak 2016 tarihinde yaşanma ihtimali olan durum da bunun açık bir örneğidir. Yeni düzenlenmiş veya 2016 yılı içinde gerçekleştirilecek olan ücret artış çalışmaları ara bir değişiklikle bozulmak durumunda kalmıştır. Bunun gibi, yasal zorunluluklardan kaynaklı olarak gerçekleşebilecek sıra dışı durumların yaşanmaması veya en aza indirgenebilmesi için, ücret düzenlemelerinin asgari ücrete doğrudan endeksli olması, ayrıca çağrı merkezi sektörüne özel olarak getirilecek maliyet içeren düzenlemelerin de göğüslenebilmesini sağlayacak nitelikte olması şarttır. 

Hizmet Sektörleri ve Hemen Ardından Üretim Sektörlerinde Zam Dalgaları Kaçınılmazdır

Bu öngörülemeyen durum doğaldır ki tüm sektörlerde mecburi zamları da beraberinde getirecektir. Bunun kaçınılmaz olduğu tüm işletmeler tarafından endişeyle beklenmektedir.

Bu artışlar hizmet sektöründe hızla gerçekleşirken, ürünlere kısa bir süre sonra yansıyacaktır. Bu da nihai olarak enflasyonu tetikleyecek ve aslında asgari ücrete yapılan bu zam, 3-12 ay içinde yerini alım gücü düşük bir asgari ücrete bırakacaktır.

Piyasa koşulları ile örtüşmeyen, üretim artışı, katma değer yaratma ve istihdam artışı ile desteklenmemiş bir asgari ücret artışı, sanal bir yükseliş olmaktan ve genel refahı kalıcı şekilde artıracak olan bir uygulamadan daha çok, ekonomik dengeleri bir süreliğine sarsacak olan bir uygulama olacaktır.

Bu ücret artışının son vatandaş için faydalı, hatta gerekli olduğu konusunda şüpheler olmasa da, pratikte uygulanabilirliği, gerekli düzenlemeler, fiyat ayarlamaları ve zamlar gerçekleştirilmeden oldukça düşüktür ve kısa orta vadede ekonomik dengelere zarar verecektir.